Ondandır

image

Seninle ben değil,
Seninle biz ikimiz
El-ele, göz-göze, baş-başa,
İyi şeyler düşündük.. 

Gündüz-gecelerimizdi gece-gündüzlerimiz,
Evler-odalar,
Pencereler, perdeler, saksılar, çiçekler,
Halılar, kediler düşündük. 

Sofralar,
Misafirler düşündük;
Gelmediler..
Nerde’ler düşündük. 

Türküler, şarkılar, şiirler,
Kendince öyküler düşündük.. 
Sen unutmuşun,
Ben de yazamamışım..

Şimdi dalıp-dalıp gidiyor,
Orda’lar düşünüyorum. 
Arada yalnızlığımı anlamamışım..
Üşüyorum.

                       Özdemir Asaf

Bırak su başlarını tutsunlar,

Bırak bizi burada unutsunlar,

Bırak onları..

image

Uzakta bir saat, ha durdu ha duracak, durgun bir suyun dibine sakladık eski yüzleri. Gölgesi duvarlara işli, gereğinden kısa bir şarkı gibi, bitti süslü günlerimiz. İki parmak şarap kaldı şişemizde ve ağzımızda tadı yanlış zamanlarda aşık olmanın. Son çareler diyarındayız, En güzel halimizle, bir bayramda giyinilir böyle biliyorsun, bir cenazede. 

Tanburi cemil bey uzakta bir kişidir. Gözlerinin altı karanlık, tüm kıyafetleri muntazam, üst dudağını örttü örtecek bir bıyık. Ve sondan başlarsak anlatmaya, hasta yatağında özür dilemişliği vardır karısından, ölümüyle kalbini kırarsa diye. Yani diyeceğim, hepimiz sevdik bir şekilde, çok azımız böyle kibarca..

Yanlış Mevsimler tanrısı -2-

image

Asalı-ehramlı adamlar dolaşıyordu çöllerde, ben bir dağ başında buldum seni, güneş tam tepedeydi etrafta hiç su yoktu. Sana bir isim verdim, kuraklığımıza inat. Onlar başka şeyler buldular, şehre gidip anlattılar. Peşlerine insanlar takıldı. Ben seni kimseye anlatmadım. 

Yanlış Mevsimler Tanrısı -1-

image

Bu kadar umutsuz değildik belki,

Takvimlerde üstü çizilmiş günlerden önce,

Kütüphane köşelerinde kurumuş çiçekler,

Fotoğraflar-mektuplardan önce kutular dolusu

Ertelenmiş ne varsa, ertelenecek ne varsa artık.

Her seferinde farklı, acıyan- acıtan yanımız

Ama her hüznümüz tanıdık.

Ve başucumuzda duruyor yeni gibi,

Bin yıllık yalnızlık.

“ben senin büyüğün sayılırım” diyor karga,

yalan yok herkes biraz büyüktür benden,

“sözümü dinle gitme o şehre” diyor dinliyorum.

Böylece güzel sevgilim, bir tren garında

Bilge bir karga giriyor senle aramıza

İster inan, ister inanma.

Çünkü herkesin bir kitabı vardır,yeri değişmiş- kendi rafı dışında. Ve aşk özünde bir mülkiyet iddiasıdır,tek taraflı ateşkesler gibi acımasız-çaresiz.Yaşamak bir tercihtir günümüzde,karamsarlık tek başına zengin işidir.

“It wasn’t me, I wasn’t there 
 That was not my love affair 
 That is not my lover, that’s not even my friend 
 It wasn’t me, I wasn’t there 
 I was stone drunk, it isn’t clear 
 And it doesn’t count cause I don’t care”

ArtistJenny Leiws
TitleIt Wasn't Me
AlbumRabbit Fur Coat

Suluboya bir resmin içine düştünüz sanki, bir kağıt kuruyana kadar, ne anlatabilir insan. Renkleriniz karıştı, olmadık yerden bir mavi çıktı belki, boydan boya akıp gitti ev diye çizdiğiniz. Üstü örtüldü diye yok sayılanı mı ararsınız, boyadıkça alttan çıkanları mı. Umudunuz hep, hiç sürülmemiş renklerde. Sizinki bir düşü çizmeye benziyor, aslını bir siz biliyorsunuz.